12 Ocak 2016 Salı

Senin çiçeğinden.


 İnci Zeynep'in inatla öğrenmediği ya da bildiği ama bize farkettirmediği tek şey belki de renkler. Kendi kendine oynarken 'mami üçgen, tılmızı elma' vs. kendisi renkleri kullanıyor ama ben ya da babası sorduğu zaman maviye sarı, kırmızıya mor falan diyor. 

 Bu sabah ise gitmek icin hazırlanırken Inci Zeynep'te yanımızda resim yapıyordu, 'Annecim' dedim, 'Benim için kırmızı bir çiçek çizer misin?'  'Senin çiceğinin aynısından mı?' diye sordu. 'Evet' dedim. Bu evet bilinçsiz bir evetti. Eline sari renkli kalemini aldi, 'elindeki kirmizi degil biliyorsun degil mi?' diye sordum,  'ama anne senin ciceginin aynisindan bu, hadi gel benimle!' diye elimden tuttugu gibi benim bile unuttugum balkonun bir kosesinde boynu bukuk duran minik cicegimi gosterdi. 'Bunun aynisindan yapiyorum ben' dedi. Sari cicekli minik saksiyi gostererek. 'Evet' dedim 'haklisin, bu ayni o cicegin renginden, benim cicegimin renginden.'

 Varsin bilmesin, ogrenmesin renkleri onemli degil. Hep boyle baksin hayata, hayatina hic birseyi kacirmadan her ayrintisina. Her gun ben ona yeni seyler ogretmeye calisiyorum ama her gun ondan yeni bir sey ogreniyorum. Ne mutlu bana♡