18 Ağustos 2015 Salı

Sevgili Blog




Sevgili blog

Yazacagim cok sey var aslinda ama birak buraya yazmayi acip okuyamadigim bir dunya yazi, kitap, gazete ve hatta elektronik duyuru var. Hepsi boynu bukuk bir sekilde posta kutumda beni bekliyorlar.

Calisan anneyim bahanesinin arkasina saklanmayacagim bu kez. Ne oldugunu bilmiyorum ama artik kendimi uretken, verimli, pek ise yarar hissedemiyorum bu aralar. Neden boyle hissediyorum sorusunu kendime yonelttigimde ise henuz bir cevap alabilmis degilim.

Hayatimi kolaylastirmak adina attigim adimlar var evet ama ise yaramiyor. Kizimi uyuttuktan sonra yaptigim tek sey uyumak. Aklima yapabilecegim baska hic birsey gelmiyor. Isten sonra arkadaslarla ya da ailecek disari ciksak bile benim aklim hep tv nin onundeki kanepede kaliyor. Cogu zaman uyuyakaliyorum. Bazen Inci Zeynep'i uyuturken onun odasinda, bazen de uyumasini beklerken odasinin yerinde bile uyuyakaldigim oluyor. Haftasonlari haftaici erken kalkmaya alisan kizim erken uyaninca babasiyla pazarlik bile yapiyorum. Bugun ben uyuyum pazar gunu de sen uyursun diye.

Dusunsene ne kadar sikici bir insan gozukuyorum. Surekli miy miy miy uyuyan! Oyle biri degilim aslinda, hic bir zaman uykuya cok duskunlugum olmadi ama bu aralar boyle. Engel olamiyorum kendime. Gozlerim benden bagimsiz hareket ediyor sanki. Universitede derste arka sirada uyuyan insanlara hayret ederdim. Nasil boyle bu seste bu ortamda uyuyorlar diye. Valla oyle guzel uyunuyormus ki! Su an onlari cok daha iyi anliyorum.

Mesela bir kitabim var. Bitmesine son 20 sayfa var. Cok heyecanli. Merak ediyorum ne olacak diye ama aylardir ayni paragrafi okuyorum. Sayfayi bile ceviremedim. Gozlerim yaniyor kitabi elime alinca. Gozumu kapatip dinleneyim tekrar okumaya baslarim diyorum ama sonunda kaldigim yere sikistirilmis bir gozlukle yerine kaldirilmis bir kitap goruyorum sabah.


Uykum geldi sevgili blog. Hatta hic gitmiyor desem cok daha dogru!


O yuzden,


Iyi geceler!!

2 yorum: