25 Ocak 2015 Pazar

mutlu son!

Uyku egitimi

1. HAFTA

Mutlu son..

Saat 21:45 ve evet Inci Zeynep misil misil uyuyor. Ben ise nasil vakit gecirecegimi bilmiyorum. Bosluga dustum sanirim. Uzun suredir Inci Zeynep uyudugu anda bende yatiyordum. Kendi basima gecirdigim vakit o kadar azdi ki bir kitap okumak ya da bos bos dusunmek, hayal kurmak bile benim icin cok buyuk bir lukstu. Son bir haftadir Inci Zeynep'te ben de o kadar mutlu ve huzurluyduk ki; o da ben de ne yapmamiz gerektiginin farkindaydik. Gereksiz aglamadi beni yipratmadi. Hafta sonu onu is yerime goturdum orada bile benimle cok uyumluydu. Yanimda oturdu. Resim yapti. Kendi kendine oyun kurdu oynadi. Ben bu degisimi uyku duzenine bagliyorum biraz da. Uyku duzeni demek hayat duzeni demek aslinda. Erken yattigi icin, uyurken kendini yipratmadigi icin sabahlari cok daha mutlu ve huzurlu uyaniyor minik bebegim. 

Bu haftasonu cok huzurluydum. Cok daha dingindim. Ve haftaya cok daha iyi basliyorum diyebilirim❤

22 Ocak 2015 Perşembe

kim kimi uyutacak acaba?

Uyku egitimi

3.GUN

Bu gece de diger geceler gibi bekledigimden cok daha iyi gecti. Inci Zeynep kendi uyku rituelini ogrendi. Mesela disini fircaladiktan sonra kendisi kosup babasini opuyor ve odamiza geliyor. Yataga girene kadar her sey cok guzel. Uyuyacaginin farkina variyor ve artik kacisinin olmadigini da biliyor. Problem aslinda uykuya geciste. O noktada zorlaniyoruz. Anne sutune devam ettigimiz icin emmek istiyor. Haliyle bu da beni yoruyor. O noktada biraz daha sabirli olmaliyim bence. Uykuya gecisimizin uzun surmesi disinda baska bir problemimiz yok cok sukur. Bu arada hala dis fircasiyla uyuyoruz. Sanirim emzikten sonra yeni uyku arkadasimiz dis fircasi olacak gibi :)

20 Ocak 2015 Salı

uyku egitimi hi hi evet!


1.GUN

Daha once Inci Zeynep'e uyku egitimi vermedigimi anlatmistim. Evet zor uyuyan bir cocuktu ama hic bir zaman beni cileden cikartmamisti. O yuzden hic boyle birsey dusunmemistim. Bir yasindan sonra zaten kendi hayatini kendisi duzene sokmustu. Taa ki emzikle vedalasana kadar hersey yolundaydi. Zaten icim hic rahat degildi emzigi birakirken suphelerim vardi hala. Saglik problemi olmasaydi yine biraktirmazdim belki de bilemiyorum.

Emziksiz hayat demek 2 yasina kadar emmesi gereken ve emme refleksi fazlasiyla guclu olan bir bebekte tabi ki anneye duskunluk demek. Her yonuyle.. Gecelerimiz defalarca bolunur oldu. Gece uykusuna gecisler cok zor oldu. Hepsi bir surec, gecici diye dusundum. Hatta bazen anne sutunu de kesmek geldi aklima. Ama olmazdi, cunku ben hazir degilim kizimla aramdaki son bagida koparmak icin hazir degildim. Ne kadar zor olursa olsun 2 yasa kadar emzirecektim. En azindan o birakmadan ben biraktiramazdim.

Bu durumda yapacagim tek bir sey vardi o da uyku egitimi. Cunku artik ipleri tekrar elime alip hem Inci Zeynep'in hem de bizim hayatimizi duzene sokmam gerekiyordu. Kendimde Inci Zeynep'in aglama krizleri, uyumama direnislerine karsi guc hissettigimde bu ise basladim.

Once uyku ritueli olusturdum. Uyumadan once tum uyaranlari ortadan kaldirdim. Altimizi degistirip, pijamalarimizi giydik. Daha sonra banyoya gidip beraber dis fircaladik. Bu arada ilk defa kullaniyor dis fircasini o yuzden cok mutlu. Dun gece fircasiyla beraber uyudu. Daha sonra babayi optuk, odamiza gecip yattik. Once biraz fircasiyla oynadi. Sonra 'baba' dedi babayi istedi yanina. 'Hayir baba gelemez beraber uyuyacagiz' dedim. Sonra 'mama' dedi. Sonra 'duuu' dedi, suyunu icti, biraz suluguyla oynadi. Sonra 'garrrnim' dedi karni acikmis. 'Sabah yiyecegiz' dedim. Bakti ben cok kararliyim oda uykunun kollarina kendini birakti. ❤❤

12 Ocak 2015 Pazartesi

boyuyorum buyuyorum


Havalar cok soguk bu aralar ve karli olunca her ne kadar kizim kar'a bayilsa, kar gordugu yerde 'kaar' diye bagirip kara kossada, annesi onun gibi pek kar'i ve sogugu seven bir insan degil. Hal boyle olunca aman usumeyelim aman hasta oluruz bidibidilarindan dolayi son bir kac haftadir haftasonlari evde takiliyoruz.


Fakat Inci Zeynep'Ie evde kalmak hic kolay olmuyor cunku cok bunaliyor. Bizde onun ilgisini cekebilecek aktiviteler bulmaya calisiyoruz. Ben resim yapamayi hep sevmisimdir. Renkleri, gorseli... Inci Zeynep cok daha kucukken ona ilk mum boya almistim hem kuru boya kadar teklikeli gelmedigi icin ( tehlike; elinde kalemle yurumesi) fakat bir kac gun icinde Inci Zeynep kalemleri kirdi istemeden. Cunku nasil hakim olacagini henuz bilemiyordu. Bende kontrollu olarak kuru boya vermeye basladim. Uzunca bir sure kuru boya ve ona karalama yapmasi icin tahsis ettigim ajandayla saatlerce oyalaniyordu. Tabi zaman gectikce bundan da gonlumuz sogudu.


Bu kez sulu boya aldim geldim. Once onune verdim. Tam olarak algilayamadi. Evirdi cevirdi, boyalari yerlerinden cikarmaya calisti. Sonra bir bardak suyla nasil resim yapacagini gosterdim, bayildi! O kadar mutlu olmustu ki ilk sulu boya yaptiginda.. Tabi boyali suyu icme tesebbusunu soylemiyorum ve saclarina kadar her yerinin boya oldugunu. Zamanla sulu boya bana cok zahmetli gelmeye basladi. Elini suya sokar o suyla yuzunu yikamaya calisir, doker vs. Derken aklima annemin eskiden bize aldigi parmak boyalari geldi. Zaten sulu boyayida bir zaman sonra eliyle yapmaya calisiyordu. Hem parmak boyasiyla renkleri daha guzel karistirabilir, firca ya da kalem olmadigi icin ellerini, parmaklarini daha iyi kullanabilirdi ve evet yine sonuc cok keyifliydi.


Inci Zeynep hem ellerini boyaya sokmasina izin verdigim icin rahatti hem de kendisi istedigi gibi istedigi yeri, elini, ustunu, yuzunu boyadi. Ama parmak boyasında sunu hesaba katmamisim; cok titiz bir kizim var, eline bir sey bulassa hemen yanima gelir, elini uzatır ve silmemi bekler. Yemekten sonra elini yikamazsak gider banyonun kapisinda bize seslenir ve bekler.

Boya yaparken bir elimde islak mendil Inci Zeynep 'iyy' diyerek elini uzattiginda silmek icin beklemek zorunda kaldim.😉😉😉

5 Ocak 2015 Pazartesi

yorgun anne sendromu


Her aksam kapiyi caliyor anne; 'pitpitpit' kapiya dogru ilerleyen minik ayak seslerini duydukca heyecanlaniyor, kapi aciliyor ve minik bir kafa uzaniyor. Ardindan bir ciglik 'Anniiii' ve sarilmalar, koklasmalar, opusmeler... 

'Beni seviyor musun annecigim?' diye soruyor anne, aslinda cevabi biliyor. Kendi icini rahatlatma hevesi ondaki. Evet der gibi kafasini salliyor bebegi. 'Ne kadar?' diye tekrar soruyor anne; tipki ona ogrettigi gibi yapiyor kizi, kollarini iki yana acip 'bukaaaa' diyor. Mutlu oluyor anne.

Yemeklerini yiyorlar beraber, oyun oynuyorlar, kitap okuyorlar, hoplayip zipliyorlar. Sonra dayanamiyor minik yavru, uyuyakaliyor annenin kollarinda.. Anne uzuluyor, bu aksamda doyamiyor evladina, belki de yetemiyor. Sarilip uyuyorlar, butun gece saclarini koklaya koklaya, icine ceke ceke uyuyorlar.

Sabah oluyor. Anne babaya kiziyor 'ses cikarma aman uyanmasin, uyanirsa ayrilmaz bizden, aglar yine arkamizdan' diyor. Kucuk harflerle konusarak hazirlaniyor ikiside. Evden cikarken en son anne tekrar alnindan opuyor minigini usulca uyanmasin diye ve kapiya dogru ilerlerken aklinda nerede okudugunu hatirlamadigi bir cumle;

'Sen uyu annecigim ben para kazanip gelecegim.'