16 Kasım 2014 Pazar

pazartesi sendromu

3 ay oldu, koca bir 3 ay ama kizimin direnisleri bitmek tukenmek bilmiyor. Ozellikle pazartesileri. Haftasonlari bol bol bizimle vakit geciren yavrum pazartesi sabahlari elleri, kollari, bacaklari ile oyle bir sariliyor ki kucagima anneanneye gitmemek icin icim parcalaniyor kendimi cok vicdansiz, ruhsuz hissediyorum. 

Anlatmaya calisiyorum kesinlikle anlatmama firsat vemiyor 'mananemanane' diyor. Agliyor. 

Cok yipraniyorum.
Asansorde kucagimda basini gogsume koyuyor.. 

Onu anneannesine bu halde birakinca kafamda binlerce soruyla bende ise gidiyorum su an, ve artik bende dayanamiyorum, agliyorum.

Acaba ise donmese miydim ya da cok daha erken mi donseydim? Bu kadar anneye bagli bir cocugu ben kendim mi yetistirdim ya bu gunler hic gecmezse alisamazsa ya hep bana kizarsa, ileride bugunleri icin beni suclarsa?


15 Kasım 2014 Cumartesi

calisan anne bunalimlari



Bugün yemek yaparken farkettim ne kadar uzun zamandır mutfağımda vakit geçirmediğimi. Hafta içi zaten mesai, akşamları da annem karnımızı doyurmadan bırakmıyor. Hafta sonu kahvaltıyı evde yapsak diğer öğünler dışarıda yiyoruz ya da tam tersi oluyor. Evimizi otel gibi kullaniyoruz desem yanlis olmaz sanirim. Usul usul tencerenin basında yemeğimi karıştırırken düşündüm; kendi çocukluğumu, okul yıllarımı, okuldan döndüğüm sıcak evimi hatırladım. Annem kapıyı açar, hoş geldin der ve sırt çantamı alırdı. Bende ayakkabılarımı çıkarır çıkarmaz doğru mutfağa gider, burnuma gelen güzel kokuların neler olduğuna bakardım. 

Dışarıdan eve her döndüğümde beni her zaman annem karşılardı. Sonra kızımı düşündüm. Her akşam kapıda babasıyla beni çığlıklar içinde kucaklayan, her sabah İşe giderken uykusunda öpüp kokladığım minik insanımı.. Akşam yorgun argın gelip yemeğini bile bazen doğru düzgün yediremezken, annesi hemen hemen 12 saat evinden uzakta olan minik yavru, benim tatdığım bu güzel hislerden mahrum mu kalacaktı?

Annesi öğretmen olan bir arkadasim ilk okuldayken beslenmesinde hep hazir kek ve meyve suyu oldugunu ve o keki diger arkadaslarinin beslemesindeki sandvic ya da ev yapimi baska yiyeceklerle degistokus ettigini anlatmisti. O zaman gulmustuk ama simdi cok huzunleniyorum. 

Ben hep anneannemi dedemi ozledim. Babam asker oldugu icin hep anneannemden uzakta buyudum. Yilda 2 defa ziyatetlerine giderdik her gittigimde mutlaka anneannem ve dedemle uyurdum gece, hatta bazen dedemi yataktan atar anneannemle beraber uyurduk. Cok severdim anneannemin kokusunu, hala da cok seviyorum, yemegimi hep o yedirsin isterdim, o elisi yaparken dizine yatayim, uyuyayim.. O yuzden aslinda Inci Zeynep bence sansli, anneannesiyle buyuyor. Anneannesinin ona benden cok daha iyi baktigini biliyorum. Problemi o noktada degilde anne ozleminden olur mu? Ileride anneyi istediginde, anneyi ozlediginde annesi her zaman, her istediginde, her an onun yaninda olabilir mi? Okula birakirken ya da okuldan donunce.. Veli toplantisinda ya da okuldaki gosterilerinde yaninda olabilir mi? Bunlari dusunmek icin biliyorum cok erken ama anneyim iste hersey geliyor aklima.

Eskiden hepimizin annesi ev hanimiydi, calisan annesi olan arkadaslarimiz bir elin parmagini gecmezdi. Ama simdi oyle degil, kadin is hayatinda eskisinden daha aktif. Gunumuzun sartlarida bunu gerektiriyor belkide.  Sorun su ki; kadin is hayatina adapte olup bir sekilde isleri kendince yoluna koyuyor fakat anneanne, babaanne ya da bir aile yakinina ya da bakiciya emanet edilen minik insanlarimiz buna adapte olabiliyor mu? 

Ben kizimdan hafta ici caldigim butun vakitleri haftasonlari ve aksamlari telafi etmeye calisiyorum. Kizim, yukaridaki yazdigim eksiklikleri belki yasayacak ama benim amacim bu eksiklikleri en aza indirgemek olacak. 

12 Kasım 2014 Çarşamba

Inci Zeynep'le pazar gezmeleri


Işe başladığımdan beri cekirdek ailemizde haftasonu aktiviteleri daha fazla önem kazanmaya başladı. Haftasonları İnci Zeynep'in mutlu olacağı şeyleri yapıp onu mutlu edecek yerlere gidiyoruz. Bu yüzden blogumda pazar aktivitelerimize yer vermek istedim.

Ben hayvanları çok seviyorum ama uzaktan. Bir kedi yada kopek gordugumde kucagima alip mincirmak istiyorum ama yapamiyorum uzaktan sevmekle yetiniyorum. Kiziminda boyle, benim gibi olmasini istemiyorum ama malesef Inci Zeynepte hayvanlari uzaktan sevmekle yetiniyor.


'Kizim seni digidigiya -atlara- goturelim mi?' diyorum; sevinc cigligi atiyor ama atin yanina gidince hemen korkup babasina siginiyor.

Kedilere bayiliyor. Disarida yemek yerken kedileri goruyor, 'miaav gel mamma' diyerek elindeki yiyecegi gosteriyor. 'Kizim seni miyavlara gotureyim mi?' dedigimde o kadar seviniyor ki, saniyorum ki kedileri yakalayip sikistiracak ama yok kediciklerin yanina gidince kollarini havaya kaldirarak anne kukuku -kucak- diyor.

Ama ben anne olarak yilmiyorum, olabildigince kizimi hayvanlarla bir araya getirmeye calisiyorum. Bunun icin siksik at cifliklerini ziyaret ediyoruz. Bunun nedeni ise cocuklar en cok kuzularin ve atlarin yaninda sukunet bulurlarmis. Kuzulara bu kadar kolay ulasamayacagimiz icin bizde atlara yoneldik.


Bu hafta yine bir at cifligini ziyatete gittik her zamankinden biraz daha ilimliydi en azinda ata dokunabildi.


Ve her zaman ki gibi tum hayvanciklari birakip 'paaaaak' diyerek parka kostu.

7 Kasım 2014 Cuma

merhaba bebegim, ben senin annenim



Kizimi dogar dogmaz yanima koyduklarinda ona soyledigim ilk cumle 'merhaba bebegim, ben senin annenim!' Di. Neden yenidogan bebegime kendimi tanitma gereksinimi duydugumu bilmiyorum. Cunku o minik yavru zaten benden baska hic kimseyi tanimiyordu. Sadece benim kucagimda mutluydu, huzurluydu. 

Esim hep derdiki 'bir bebegin ihtiyaci olan tek sey annesi, gerisi hikaye' gercekten de cok iyi tespit etmisti. 9 ay boyunca karnimda tasidigim bebegimi yine ben kucagimda besliyor, kucagimda uyutuyor, kucagimda oturuyordum. Hep dediler ki; 'alma bu kadar kucagina, kucagina alisir, hep ister.' Yine 'hayir' dedim o seslere 'ben kizimi 9 ay karnimda tasimdim, bir gun bile sesimi cikarmadim! Şimdi o istedigi kadar da kucagimda tasirim' ve alismadi. Kucak bagimlisi bir bebek olmadi. Cunku ihtiyaclarina dogru cevap verdigimi dusunuyorum. Bana doymadan emzirmeyi birakmadim, kendi istemeden alip yerine yatirmadim, yemesi icin zorlamadim, uyumasi icin diretmedim. Cunku bebeginizi ne kadar kendinizden cekerseniz onu iterseniz o size daha bagimli hale geliyor. 

Anneye doyan bebek daha mutlu daha huzurlu uyuyor. Anneye doyan bebek daha guzel yiyor, emiyor. Hep soyluyorum herseyin temeli anne. Anne mutluysa saglam ve saglikliysa, huzuru yerindeyse bebegi mutlu ve saglikli. Ben kendimi kotu hissettigimde Inci Zeynep bana daha cok eziyet ederdi. Sebepsiz aglar, yemez uyumaz, pesimden ayrilmazdi. Ise basladiktan sonra kizima cok daha dikkatli davranmaya basladim. Gece emerek uyuyor. Ben ne zaman 'hadi kizim yeter meme bitti' desem agliyor, ortaligi yikiyor , uyumuyor. Uyusa bile gece defalarca kalkiyor. Ama ne kadar yorgun olsamda, sabirla onun emmeyi kendi kendine birakmasini beklersem o gece huzurla deliksiz bir uykuya geciyor.  

Anneye bagimlilik degil bagliklik onemli olan ve bu bagliligin temellerinin 2 yasina kadar olustugunu biliyorum. Ve Inci Zeynep'in bu gunlerinin asla geri gelmeyecegini.. O yuzden hep sabirli yaklasmaya calisiyorum. Kendim 2. plana atip once o diyorum. Ileride ikimizinde mutlulugu icin bu gunlerin cok kiymetli oldugunu biliyorum❤❤❤


6 Kasım 2014 Perşembe

beni hep sev bebegim❤



Biraz yorgunum bu aralar. Kizim haric herkes hersey beni yoruyor. Ama o asla! Cunku o beni yoramayacak kadar hayatima guzellik katan tek guzel sey. Susmak istedigimde benimle susan, konusmak istedigimde benden cok konusan, sevip sarildigim, opup kokladigim, dans ettigim, sarki soyledigim, resim yapip, ayni tabaktan yemek yedigim dunyam. Tum hayatim, hepsi yalan o gercek. 

Kendine de vakit ayirmalisin diyen insanlara sesleniyorum; hayir! benim kendime ayirdigim vakit zaten o! O benim kizim, huzurum, umudum.

Anneyim cunku ben, eskiden Ayseguldum sadece simdi Inci Zeynep'in annesiyim. Belkide her kadinin eksik kalan tek yonudur annelik. Kadin herseyi yapabilir, herseye sahip olabilir; iyi bir meslege, iyi cekip cevirdigi bir eve, kendine ait hobilere.. Kadin hersey olabilir; iyi bir arkadas, iyi bir es, iyi bir calisan, isveren hepsini cokta guzel yapar ama hep eksik kalir, anne olmadan. Hep bir yarim kalir kadin.

Ben hayata kizim dogduktan sonra daha fazla anlam katmaya basladim acikcasi. O kalem tutarken minik parmaklariyla, onun egitimini, gelecegini, sececegi meslegi merak eder, bunlari dusunurken heyecan duyar oldum. Ileride beraber cikacagimiz tatilleri, benimle dertlesecegi konulari dusunup hayal bile kuruyorum. Hep onu anlayacagima, anlamaya calisacagima dair kendi kendime soz veriyorum.

Simdi ufacik, minicik beni cok seviyor, sarilip sarilip opuyor. 'Buyuyuncede boyle ol kizim' diyorum. 

Lutfen boyle ol beni hep sev bebegim!