31 Ekim 2014 Cuma

A song for the LOVERS



Neden böyle bir başlık attım bilmiyorum. Öğrenciyken en iyi arkadaşım, tek dostum, kızıma adını verdiğim Zeze'mle favori şarkımızdı. 

Ay sonu, yoğun bir günün ardından kendimi dinlemeye çalışıyorum. Bugün doğum günüm, her ne kadar belli etmesem de ve kimse İnanmasa da bugün 29. yaşgünüm. Hiçbir konuda takıntılı bir insan olmadığım gibi yaş konusunda da hiçbir zaman takıntım olmadi. Çünkü onemli olanın yaş değil, o yaşa kadar elde ettiğim, kazandigim değerlerin önemli olduğuna inanırım. Ardıma baktığımda mutlu bir çocukluk, iyi bir Anne, güvenilir bir baba, sevgili bir kardeş ile huzurlu bir yuvada büyüp, okuyup, meslek edinip sevdiğim adamla hayatıma yön verdiğimi görüyorum. Kendi küçük ailemi kurup, cok guzel bir evlat sahibi oldugumu görüyorum, bebeğimi görüyorum. Beni ben yapan beni anne yapan bebegimi.. Yanimda olan sevdiklerimi, arkadaslarimi, aci, tatli biriktirdigimiz anilarimizi goruyorum.. 

Yan masamdan bana cicek yollayan , Emre Aydin dinlerken beni ozleyen , yuzunu hic gormesem bile bu blog sayesinde kazandigim arkadaslarimi goruyorum..

Hayat arkadasimla yasadigim, sevildigim yillari goruyorum.

Annemi, babami, kardesimi, kizimi hepsinin hayatimda doldurduklari bosluklari goruyorum. sansli bir insanim evet, hem seviyorum, hem de seviliyorum. 

Umarim 30umda da ayni hislerde olabilirim ☺

18 Ekim 2014 Cumartesi

hikaye okumada anne ve baba yontemleri



Inci Zeynep'in kitaplarla arasinin iyi oldugunu daha once anlatmistim. Bugun de kizimiza hikaye okuma yontemlerimizle ilgili bir seyler yazmak istedim. 

Uykuya gecmeden once okuma aliskanligimiz var hatta bir degil birden fazla kitap okuyoruz ve genelde kitaplarini kendisi seciyor. Bunun icinse kitaplarini boy hizasina koyuyorum. Diledigi gibi uzanip alabilsin diye. 

Kizima yeni bir kitap aldigimda once acar kendim okurum daha sonra Inci Zeynep'e okurum. Fakat babamizin hikaye okuma teknigi cok daha farkli. O once kitabi okumaz, hatta Inci Zeynep oku diye babasina vermezse acip bakmaz bile, genelde kitaptaki resimlerden cikardigi ana karakter yerine Inci Zeynep'i koyarak yine resimlerden cikradigi uyduruk bir hikaye anlatir. Uyduruk dediysem kitaptan farkli kendince yazdigi bir hikayeyi anlatir. 

Inci Zeynep ertesi gun yine ayni kitabi okumasi icin babasina goturunce, yeni bir hikayeyle karsilasiyor. Cunku Emre bile kendi anlattigi hikayeyi unutmus oluyor. Hal boyle olunca ortaya ayni kitaptan farkli bir hikaye daha cikiyor. Ben genelde izleyici durumunda bu hadiseye cok guluyorum. Hem Inci Zeynep'in saskinligina hem de Emre'nin hikaye anlatmada ki gayretine😊