18 Ağustos 2014 Pazartesi

Kapadokya



Gerek benim işe yeni başlamam gerekse Emre'nin izninin olmaması nedeniyle bu senede tatil planlarımız suya düşmüştü. Bu yazı da İnci Zeynep'i suyla buluşturmadan geçirmek istemiyordum. Çünkü benim miniğim tam bir su kuşu. Gördüğü her su birikintisine ellerini sokup 'şap şap şap' oynuyor.




Durum boyle olunca biz de hafta sonumuzu değerlendirmek, hem gezelim görelim hem de İnci Zeynep'in gönlünü yapalım diye çekirdek aile olarak ilk kısa tatilimizi kapadokya'da geçirdik.




Neden orayı tercih ettiğimiz noktasına gelince öncelikle bize çok yakın. İnci Zeynep eskisi gibi arabayla uzun soluklu yolculuk etmiyor. Cok sıkılıyor, oto koltuğunda oturmak istemiyor. O yüzden kısa mesafeli bir yeri ilk tatil için seçmek daha mantıklı geldi bize. Ayrıca ne kadar ara sıra gitsekte gereğince gezip istediğim gibi fotoğraflayamamıştım bugüne kadar bu minik tatil bana bu fırsatıda sağlayacaktı.





Otelimiz urgupteydi once urgup'u gezdik. Daha sonra ortahisar ve uchisara gectik gun batimini orada izledik. Ertesi gun de Avanos'a gectik. Bekledigimden cok daha guzeldi. Inci Zeynep bizimle umdugumdan daha uyumluydu. Keyifliydi. Bizi cok uzmedi. 


Daha uzun soluklu bir tatil icin umutluyum yani :)

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Koala misali



İşe döneli 1 aydan fazla olmasına rağmen henüz bu durumu kabullenemedik. Her sabah kapıda 'annneeeeggg' diye bağırması, kollarını boynuma dolaması ve anneanneye gitmemek için direnmeleri devam ediyor. 

Her sabah 10-15 dakika hem babası hem ben güzelce dil döküyoruz. Ise gitmemiz gerektiğini, akşam geri döneceğimizi, beraber vakit geçireceğimizi sürekli telkin ediyoruz. Gönlünü yapıp kapıdan o bize el sallayip kapiyi uzerimize kapatana kadar bırakamıyoruz. Hal böyle olunca tüm gün aklım fikrim hep onda oluyor. Bazen biz giderken henuz uyanmamis oluyor, böyle sabahlar işe gitmek çok daha kolay geliyor. Annemle aynı apartmanda oturduğumuz için annem direkt yanina çıkıyor. 

Doktorumuz -ki fikirlerine, önerilerine oldukça önem veriyorum çünkü kendisi de çalışan bir bayan ve bir anne- alışacak diyor, hem sen hem o alışacak. Sürekli olumlu telkin edin, işe gitmenin neden gerekli olduğunu anlatın diyor. Ilk gunler kolaydi evet ama gitgide sinirlerimi yipratiyor bu durum. Aglamasina kiyamiyorum. 14 ay boyunca dipdibe yapisik ikiz gibi koynumda uyutup, kokladigim evladimi gun icinde anneme burakip gitmek, heleki onu yasli gozlerle birakiyor olmak canimi cok yakiyor.

Inci Zeynep gibi benimde bazen telkine ihtiyacim olmuyor degil!

11 Ağustos 2014 Pazartesi

mazeretim var bebekliyim ben!


Gordugum her yastiga basimi koyup uyumak icin, sabahlari uyudugum 1 dakikayi kar saymak icin, kredi karti ekstremdeki %63 oraninda ki bebek magazasi harcamalari icin, kitap secerken oyuncak secerken gecirdigim sayisiz saatler icin, hafta icinden hafta sonunun planlarini yapmak icin, en erken hazirlanmaya baslayan ve yine de evden en son cikan olmak icin, minik bir canta yerine koca bir bavulla disari cikmak icin, gidecegim hemen hemen her yere gec kalmak icin, 

Mazeretim var bebekliyim ben!


2 Ağustos 2014 Cumartesi

calisan anne



1. Ay

31 haftalık hamileyken erken doğum riski nedeniyle işime erken ara vermek zorunda kalmıştım mart 2013 te, Inci Zeynep'i mayısın 9unda kucağıma verdiklerinde kendi kendime bir karar vermiştim. Bir daha işe dönmeyecek evde tüm hayatımı bebeğime adayacaktım. Annelik çok farklı bir duygu; karnında başka kollarında çok başka.. Temmuz 2013te yasal iznim bitmis Inci'm 2,5 aylık olmuştu. Ben istifa etmeye hazirlanirken sevgili eşim çok selim bir kafayla bana ucretsiz izinimi hatırlatmıştı. Ve bende tam 1 sene ücretsiz iznimi kullandım. İnci Zeynep şuan 14 aylık işe baslamak için doğru bir zaman miydi yoksa cok daha kucukken birakmak daha mi iyiydi bilemiyorum. Hic bir zamanda bilemeyecegim. Doktoru bi duruma alisacagini, cok uzerine dusmemem gerektigini soyledi.

İşe başladığımdan beri hal ve tavirlarinda pek değişiklik farketmedim. Sanirim bunda anneannesine alışkın olması en büyük etken. Yine de gun icinde biz yaninda oldugumuz zamanki nesesi pek olmuyormus. Saat 7ye dogruda gidip dis kapiya vurup 'anniiii!!' Diye bagiriyormus.


Ise donmek tahmin ettiğimden kolay oldu. İlk gün bebegimi kapıda bırakırken Emre gözümün içine bakıyordu, nasil tepki vereceğimi merak ederek. Çok şükür Inci Zeynep anneaneye giderker mutluydu o yüzden benimde gönlüm rahat etti. Haftanın sonuna doğru, mizirdanmalar başladı bırakırken, işte o zaman çok zorlandım aklım kaldı. Biraz da üzüldüm.


Ise basladigimdan beri gördüğüm her yastığa kafamı koyup uyumak istiyorum. Inci Zeynep çok şükür ki gece uykularinda artik beni üzmüyor, yine uykuya beraber geçiyoruz ama en azından beni yormuyor. Hatta belki de ben ondan önce bile uykuya daliyor olabilirim. Çoğu zaman sabah kalktığımda gece nasıl uyudugunu hatırlamıyorum bile. Sabahları benimle birlikte kalkıyor. Giyinip hazırlandıktan sonra yarım saat beraber vakit geçirme sansimiz oluyor. Oyun oynuyoruz  yada uykusunu alamamışsa kucağıma oturup kafasini gogsume dayayıp oturuyor.


Aksam donunce hemen kapida kucaklasiyoruz. Sarilip opusuyoruz ve emme seansina basliyoruz, uzun bir sure kucagimdan kalkmadan sessizce emiyor ben de onu bol bol kokluyorum. Daha sonra babayla bir sure vakit geciriyor. Ya da disarida beraber vakit geciriyoruz. Zaten hafta ici kizimla gecirecegim vakit o kadar az ki dakikasi ziyan olsun istemiyorum. Hallolmasi gereken isleri hafta ici halledip haftasonumuzu sadece Inci Zeynep'e ayirmak icin caba gosteriyoruz. Haftasonumuz genelde parklarda ya da Inci Zeynep'in keyif aldigi farkli aktiviteleri yaparak geciyor. Beraber oynamak, uyumak, yemek yemek ne isterse onu yapiyoruz. O da bizi hafta ici o kadar ozluyor ki tum haftasonunu hanfendinin nazini cekerek geciriyoruz desem yeridir :)