1 Mayıs 2013 Çarşamba

değişim



Değişiyorum..
ve bu değişim beni hiç üzmüyor, aksine bu değişimin içine daha çok girmek, kendimi kaybetmek istiyorum. Bir bebeğim olacak ve şimdiden evimizi, kendimizi, hayatımızı, her şeyimizi değiştirdik. Özler miyim eski günlerimizi, Emre ile beraber, sadece ikimizin geçirdiği vakitleri diye soruyorum kendime. Sanırım cevabım hayır! Çünkü biliyorum önümüzde çok daha güzelleri olacak kızımızla birlikte :)

5 Nisan 2013 Cuma

hala bekliyorum


Kızımın bu günlerini özleyeceğimi biliyorum.

Karnımın içindeki, onun minik dünyasında ki hareketlerini, gece tekmelerinden bölünen uykularımı ve aynanın karşısına geçtiğimde gördüğüm kocaman göbeğimi özleyeceğim. Anne ve bebeğinin en yakın olduğu, 9 ay boyunca 24 saat hiç ama hiç ayrılmadığı bir süreç hamilelik. Dünyaya geldiğinde onu 24 saat sürekli kucağında tutamaz annesi ya da her dakika yanında olamaz, her mama saatinde o yediremez mamasını.. Anneye yardım olsun diye bu görevleri zaman zaman bebeğin babası, anneannesi ya da bakıcısı üstlenebilir.

 Bazen böyle düşününce hüzünleniyorum, sonra geçiyor..

26 Mart 2013 Salı

gel



      
"bir bebek sahibi olmak yüzüne bir dövme yaptırmaya benziyor" ye dua et sev.

Bir bebek sahibi olmak aslında benim için hayattaki en korkutucu şeylerden biriydi. Eğer bugün hamile kalırsam yarın elime bir bebek vereceklermiş, "al bakalım bu senin" diyeceklermiş gibi gelirdi. 

Tabi ki her zaman farkındaydık, biliyorduk bir gün bebek sahibi olacağımızı. Karar vermek, o yoğun, 12 saat süren çalışma temposunu göz ardı etmek, evimizde 3. bir kişinin varlığını kabul etmek her ne kadar zor, göz korkutucu, hayatın sonu gibi gelse de, hamile kaldığımı öğrendiğim o ilk gün hayattaki en mutlu günümdü. Bunu net bir şekilde söyleyebilirim. Ne Emreyle tanıştığımız o gün, ne evlendiğimiz, ne de kendimi çok mutlu hissettiğin anların hiç biri bu duygunun üzerinde değildi. Zeynep'in varlığı hepsinden özel ve güzeldi. Bir bebek sahibi olmanın beni bu kadar mutlu edeceğini asla tahmin edemezdim.
Çalışan annelerin doğum yaptıktan sonra "keşke bu kadar ertelemeseydim bebek sahibi olmayı, çok güzel bir duyguymuş Ayşegül!" dedikleri gibi. Ben henüz kızımı kucağıma almadım ama şuan bile çok mutluyum.

22 Mart 2013 Cuma

can you hear the birds singing?




Kızımın aramıza katılmasına yaklaşık 7 hafta var, bende bu süre içinde Zeynep'in eksiklerini tamamlamaya çalışıyorum. İstiyorum ki kızımı görmeye gelen ziyaretçilerimize özel birer hatıra verebilmek. İnternet üzerinden bu işleri yapan bir çok iyi tasarımcı var. Bebek kurabiyeleri, bebek sabunları, şekerleri derken insan karar vermekte güçlük çekiyor ve hepsine hayranlıkla bakıyor. Ama ben daha özel bir şeyler istiyorum sanırım, elim emeğim değsin istiyorum.

Yaklaşık 3 yıldır ki; bankacılığa başladıktan sonra, elimi sürmediğim illüstrator programının başına oturdum ve kızım için bir tasarım oluşturmaya karar verdim. Temamızı kuş olarak belirledim. Eşime bu kararımı söylediğim zaman, Emre "yuvadan çabuk uçup gitsin diye mi? "diye sordu. İşte o an yüreğim burkuldu, daha ona kavuşamadan başkasına gideceği, evleneceği, bizden ayrılacağı düşüncesi ile birden Zeynep'in tüm hayatı gözlerimin önünden geçti. "Vermem ben kızımı!" desem de, 5 yıl önceki halim geldi gözümün önüne. Emre'ye koşa koşa gidişim...

Annelik böyle bir şey olsa gerek, biraz trajik biraz da komik!


21 Mart 2013 Perşembe

meraklıyız


Bankacılıktan anneliğe,

çalışırken iple çektiğim 32. hafta nihayet gelip çattı .O hasretle beklediğim doğum izni kızımız erken gelmeye kalkınca biraz daha erken başladı. Ama işler pekte umduğum gibi gitmiyor maalesef, evde oturmak, dinlenmek falan bana çok iyi gelmiyor. Aksine çok daha yorucu, sıkıcı ve müthiş bir boşluk hissi oluşturuyor içimde. Halbuki hafta sonu gelince "oleey tüm hafta sonu yatacağım" diye kendinden geçen ben, eşimle yine aynı saatte kalkıp kahvaltımı yapıyorum. Akşam yine aynı saatte erkenden uyuyorum.

Sürekli kendimi oyalamak için kızımla ilgili projeler üretiyorum, bebek şekeri, lohusa tacı, kapı süsü derken günlerim geçiyor. Üniversiteden 5 yıl aynı sınıfı paylaştığım, yakın arkadaşlarımdan biri de hamile, o da eski bankacılardan. Eski diyorum çünkü; kendisi dayanamayıp geçen sene istifa etmişti, şimdi de bir oğlu olacak. Aramızda yaklaşık 5 hafta var. Birbirimize hamile olduğumuzu söylediğimizde gittiğimiz doktorun bile tesadüfen aynı olduğunu öğrendik. Bu çok güzel bir şey, biz beraber okuduk bebeklerimiz de beraber büyüyecek. Eşlerimizle bir araya geldiğimizde hala dün gibi gelen mezuniyetimizi konuşur güleriz. Halbuki üzerinden 5 sene geçmiş. Biz sanırım yaşlandığımızı pek kabul edemiyoruz, kocaman insanlar olduk, anne ve baba olacağız ama aklımız hala o sıralarda sanırım.